Permalink
[Flash 9 is required to listen to audio.]
Moonlight Sonata
Beethoven
Gözlerim yaşlanıyor sürekli. Kendi hatıralarımda boğuluyorum her gözlerimi kapattığımda. Uzaktan bir salon piyanosunun sesi yatıştırıyor tüm fırtınamı. Bulutların kaçtığını görüyorum, aradan güneş huzmeleri gözüküyor. Hemen anlıyorum yanıldığımı, hani karlı bir günde güneş açarsa ‘kar topluyor’ denir ya. Benim bulutlarım da öyle. Kaçıp çok daha kuvvetli dolduruyorlar gökyüzümü. Karanlık sadece. Doğa bile topraktaki yağmur kokusunun gelmesini beklemekten sıkılmış, dinmiş, sessiz…
Yine böyle bir günde açtım gözlerimi, her yer kasvetliydi. Yine o ağır nemli hava. Bu sefer yalnız değildim nedense. Yanımda bir beden uyuyordu, saçları göğsüme saçılmış, sıcak nefesi kalp atışlarımı dinliyor. Uykusunda gülümsüyor, ellerinden biri göğsümde, öbürü omzumda. Huzurundan derin bir nefes çekip yavaşça veriyor. Kara bulutların gittiğini görüyorum, ümitlenemiyorum geri gelecekler diye. Gelmiyorlar… Üflemek! Neden daha önce düşünememiştim? Tabii ki derin bir nefes, ve huzurlu bir geri veriş gerekti. Derin bir nefes alıp üflememle beraber uyandı. Kamaşmış yeşil gözleriyle bana bakıp gülümsedi, kalmaya yeltenince sıkıca tuttu beni. Fısıldadı, gitme.. Yattım, ve doğan güneşi izlerken hiç hareket etmedim; kalbimi rahat dinlesin, bizi aydınlık tutsun diye.